İstanbul’un su kaynakları, Avrupa ve Anadolu yakasında farklı barajlardan beslenir. İSKİ (İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi) verilerine göre, şehir genelinde şebeke suyu mikrobiyal açıdan güvenlidir ve düzenli olarak klorlama işlemi uygulanır (İSKİ Resmi Web Sitesi). Ancak, bazı bölgelerde altyapının eski olması ve bina içi tesisatın bakımsız kalması sonucu, suyun kullanıcıya ulaştığında kalitesi düşebilir. Özellikle Kadıköy, Kartal ve bazı Ümraniye mahallelerinde eski binalarda pas ve kireç birikimi daha fazla görülür.
Su sertliği, yani kireç oranı, arıtma cihazı seçiminde belirleyici faktördür. İstanbul’un bazı bölgelerinde sertlik değeri 20–25 Fransız derecesine (°f) ulaşır; bu, “orta-sert” kategorisine girer. Yüksek sertlik, cihazlardaki membran ve ısıtıcı elemanlarda kireç birikmesine neden olur. Bu nedenle, su arıtma sistemine ek olarak yumuşatma ünitesi veya ön filtre kullanımı önerilir. Anadolu yakasının bazı ilçelerinde yeraltı suyu karışımı olabildiğinden, nitrat ve tuzluluk seviyeleri de izlenmelidir.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Çevre Mühendisliği Bölümü’nün yaptığı araştırmalara göre, şehir genelinde içme suyu kalitesi genel olarak WHO standartlarını karşılıyor; ancak bölgesel farklılıklar ve mevsimsel değişkenlik göz önünde bulundurulmalıdır (İTÜ Çevre Mühendisliği). Özellikle yaz aylarında baraj doluluk oranları düştüğünde, suyun renk ve bulanıklık parametreleri olumsuz etkilenebilir. Bu dönemlerde arıtma cihazlarına olan talep artıyor ve filtre değişim sıklığı yükseliyor.
İstanbul su arıtma çözümleri hakkında detaylı rehber. Daha fazla bilgi ve ücretsiz keşif için ArıtmaPark ile iletişime geçebilirsiniz.